skip to Main Content
0530 824 38 36
info@sumeyyeiletmis.com

ERGİN KILINMA DAVASI

   

Erginlik on sekiz yaşını tamamlamış bireylerin kendiliğin kazandığı bir statüdür .On sekiz yaşını   doldurmuş birey  tam ehliyetli olarak hukukun bir süjesi haline gelir, ekonomik hayatın bir parçası olabilir . Henüz on sekiz yaşını doldurmamış bazı bireylerin  hedefleri ,menfaatleri ,idealleri ,mecburiyetleri gereği  erkenden ergin kılınması gerekebilir .Herkesin becerisi ,kapasitesi ,donanımı, yetişme şartları  ,muhatap kaldığı çevresel faktörler  bir değildir bu yüzden kanun koyucular on sekiz yaşını doldurmamış kimselerin ergin kılınıp fiil ehliyetini kullanabilmeleri için bu imkanı tanımıştır.

Ergin kılınma kararı alabilmek için kanun belirli şartların oluşmasına dikkat eder .Bazı durumlarda ergin kılınma kararı sadece çocuğun menfati değil makro bazda devletin menfaatiyle de örtüşebilmektedir Örneğin Küçüklükten beri çırak olarak yetişmiş işinde   profesyönel hizmet sunan bir çocuk  ticaretin bir süjesi haline getirilmesi  ekonomik bir  kazançtır. Ekonomide canlılık girdi -çıktıyla ölçülen ,arz taleb kavramlarıyla yakından ilgilidir. Ergin kılınan çocuk potansiyel bir girişimci olarak görmek herkesin uzun vadede menfaatinedir.Ergin kılınmayı gerektirecek durumlara örnek verirsek ; Küçüklüğünden beri öğrendiği işi sürdürmesi kendisi veya ailesinin geçimi için zorunlu olması ,   ölen veya sakat kalan babasının işini devam ettirmek istemesi ve kendisininde bu konuda ehil olması , kapasitesi donanımı gereği bağımsız bir iş kurmak istemesi,girişim faaliyetinde bulunmak istemesi , alanında uzman olduğu veya  bir okulu bitirdiği halde henüz ergin olmadığı için kadro verilmeyip maaş alamaması

Mahkeme kararı ile ergin kılınan kişi, tam fiil ehliyetine sahip olup Borçlara ve haklara sahip olan bir muhattap haline gelir. Medeni haklarını serbestçe kullanır.

ERGİN KILINMA ŞARTLARI NELERDİR ?

Şart 1 On beş yaşını tamamlanmış olması TMK. 12 maddesi gereği on beş yaşını doldurmuş olmak gerekir. Dava açılış işlemleri sırasında on beş yaşını doldurmamış fakat karar anında on beş yaşını doldurmuş bireyler ergin kılınabilir .Kanun istem anını değil karar anını baz almıştır .

Şart 2 Küçüğün ayrıt etme gücüne sahip olması gerekir . Yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya sarhoşluk ve bunlara ben­zer sebeplerden biriyle kısıtlanmamış olmalı .Ayrıd etme gücüne sahip bulunmalıdır.

Şart 3 Küçüğün rızasının bulunması gerekir. Uhdesinde gerçekleşecek bir değişim söz konusu olduğu için öncelikle kendi rızasının bulunması gerekmektedir. Ergin kılınma kararı istemi, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılmasıdır Hakkın niteliğinin öneminden (şahsın hukuki durumunu değiştireceğinden ) istemin bizzat ayrıd etme gücüne sahip küçük tarafından yapılması gerekir. İradi temsil yolu açık olup avukatlar aracılığıyla temsil edilebilir.

Şart 4 Küçüğün velisinin rızasının bulunması Mahkemece, ergin kılınma kararı verilebilmesi için küçüğün velisinin rızası gerekmektedir. Veli haklı nedenler olması durumunda rıza vermekten kaçınabilir . Bu davayı sadece ergin kılınacak küçük kulanabilir.

15 yaşını doldurup erginlik kararı alan kişi evlenebilir mi?

Kanun özel  olarak düzenlediği evlilik  yaş şartı mevcuttur(TMK124/1) Olağan evlenme yaşı on yedidir. Onbeş yaşını doldurmuş çocuk ergin kılınmış olsa bile evlilik için aranan yaş şartını sağlamadığı için evlenme hakkına sahip değildir.

ERGİN KILINMAYLA İLGİLİ KANUN MADDELERİ

TMK11 – Erginlik on sekiz yaşın doldurul­masıyla başlar. Evlenme kişiyi ergin kılar.

Tmk12– On beş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.

Tmk 13 -Yaşının küçüklüğü yüzünden veya akıl hastalığı, akıl zayıflığı, sarhoşluk ya da bunlara benzer sebeplerden biriyle akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun olmayan herkes, bu kanuna göre ayırt etme gücüne sahiptir.

Tmk 14 -Ayırt etme gücü bulunmayanla­rın, küçüklerin ve kısıtlıların fiili ehliyeti yoktur.

TMK 15 -Kanunda gösterilen ayrık durum­lar saklı kalmak üzere, ayırt etme gücü bulunmayan kimsenin fiilleri hukuki sonuç do­ğurmaz.

TMK 16 -Ayırt etme gücüne sahip küçükler ve kısıtlılar, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremezler. Karşılıksız kazanmada ve kişiye sıkı sıkıya bağlı hakları kullanmada bu rıza gerekli değildir.

TMK 396 – Vesayet organları, vesayet dai­releri ile vasi ve kayyımlardır.

TMK 463 – Aşağıdaki hâllerde vesayet ma­kamının izninden sonra denetim makamının da izni gereklidir:

  • Vesayet altındaki kişinin evlât edinmesi veya evlât edinilmesi,
  • Vesayet altındaki kişinin vatandaşlığa girmesi veya çıkması,
  • Bir işletmenin devralınması veya tasfiyesi, kişisel sorumluluğu gerektiren bir or­taklığa girilmesi veya önemli bir sermaye ile bir şirkete ortak olunması,
  • Ömür boyu aylık veya gelir bağlama veya ölünceye kadar bakma sözleşmeleri yapılması,
  • Mirasın kabulü, reddi veya miras sözleşmesi yapılması,
  • Küçüğün ergin kılınması,
  • Vesayet altındaki kişi ile vasi arasında sözleşme yapılması.

TMK  470 – Küçükler üzerindeki vesayet, onun ergin olmasıyla kendiliğinden sona erer.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şimdi Ara
Yol Tarifi