skip to Main Content
0530 824 38 36
info@sumeyyeiletmis.com

Zina Sebebiyle Boşanma Davası

                       

ZİNA SEBEBİYLE BOŞANMA DAVASI

Yargılamada  dava çeşitlerinin büyük bir kısmını aile hukuku , aile hukukunda da boşanma davaları  tutmaktadır.Boşanma davalarında nişanlanmayla başlayan sadakat yükümlülüğü evlilik birliğinin bitmesine kadar devam eder.Sadakat yükümlülüğünün bir ihlali sayılan zina ,eşlerden birinin ,evlilik birliği devam ederken karşı cinsten bir kişi ile isteyerek  cinsi münasebette bulunmasıdır.Elbetteki aldatma fiilini karşı cinsten birliktelikle sınırlamak  eşcinsel beraberlikleri kapsam dışı bırakmayacak  zinanın konusunu oluşturabilmektedir.

Boşanma davaları özel ve genel sebeplerle açılabilmektedir. Özel sebepler kısacası sırf bu duruma mahsus olaylarların yaşanma sıklığı , olayların ciddiyeti sebepleri ile  kanunda  ayrıca düzenmiştir. Evlilik birliği içerisinde zina  ispatlandığı takdirde hakimin takdiri söz konusu olmayıp boşanmaya karar verir.Zina durumunda evlilik birliğinin temelinden sarsılmış olduğu kabul edilmektedir.Genel boşanma davalarında olduğu gibi evliliğin genelinden sarsılıp sarsılmadığını ispatını aramaz zinanın kendisi evliliğin  temelinden sarsılması fiilidir.Bu sebebeple mutlak bir davadır.

Zina  eyleminin ispatlanması davanın seyri açısından oldukça önemlidir. Örn kusur şartına bağlı verilen  tazminat talepleri,nafaka yükümlülüğü

Zinanın affedilmesi  boşanma davasında nasıl bir durum yaratır?

Zina eylemi pek ala  affedilebilir.  Af bir duygu açıklaması olsa da  kanunda hukuki sonuç doğuran irade beyanıdır. Affeden eş , zina sebebiyle boşanma davasını açamaz.Yani aldatılan eşin zinayı affetmesi, tarafların yaşananları anlaşarak çözüme kavuşturdukları; zinanın aldatılan eş için, ortak hayatı çekilmez hale getirmediği anlamında değerlendirilmektedir. Evlilik birliğinin gerektirdiği ortak hayatın devamı var kabul edilmektedir. Bu nedenle affeden eş, artık bu sebebe dayanarak boşanma davası açamayacaktır.

Bu affın bir şekli mevcut mudur?

Eşin, affettiğini belirli bir şekilde göstermesi gerekmez. Af, açık olarak beyan edilebileceği gibi; ortak hayatı sürdürmek, normal yaşantıyı devam ettirmek şeklinde, örtülü olarak da yapılabilir.

Zinaya dayalı boşanma davasında hak düşürücü süre nedir?

Zinaya dayanan boşanma davası açılırken, kanunumuzda altı ay ve beş yıl olarak belirlenmiş olan hak düşürücü sürelere dikkat etmek gerekmektedir.

Altı aylık süre, eşin zinasının öğrenildiği tarihten itibaren işlemeye başlar. Yani eş, zinayı öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde boşanma davasını açmalıdır. Aksi takdirde, zinaya dayanarak bu davayı açamayacaktır.

Beş yıllık sürenin başlangıcı ise, zina fiilinin işlendiği tarihtir. Aldatılan eş, zinayı beş yıldan sonra öğrenmişse dahi, artık zinaya dayanarak boşanma davası açamayacaktır. Bu durumda altı ayık süre dikkate alınmaz. Tabiidir ki yeni bir zina söz konusu olduğunda, bu fiil için ayrıca süre işlemesi söz konusu olacaktır.

     

   Mersinde aile hukuku ve  Mersinde boşanma hukuku avukatı  olarak hukuki danışma ,dava vekilliği için:

Avukat Sümeyye İletmiş’in iletişim bilgileri 0530 824 38 36

Avukat Sümeyye İletmiş’in watsapp bilgileri 0530 824 38 36

 

    

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şimdi Ara
Yol Tarifi